SAĞLIKLI YAŞAM > OPTİMAL BESLENME

Sağlıklı yaşam için Optimal Beslenme gereklidir.

 

Sağlıklı, mutlu ve başarılı insanlardan oluşan huzurlu bir toplum için insanların kaliteli ve dengeli beslenmelerinin sağlanması ve böylece yüksek beyin gücüne sahip kılınmaları gerekmektedir. Beslenme; insanın büyümesi, gelişmesi, sağlıklı ve üretken olarak uzun süre yaşaması için gerekli olan besin öğelerini yeterli miktarda alıp vücutta kullanabilmesidir. Anne karnında başlayarak yaşamın sonlandığı ana kadar devam eden yaşamın vazgeçilmez bir ihtiyacıdır. Bireylerin doğru beslenme alışkanlığı kazanarak yeterli ve dengeli beslenmesi, büyüme ve gelişimini tamamlamasına, hastalıklardan korunmasına ve kaliteli bir yaşam sürmesine yardımcı olduğu gibi, toplumda şişmanlık (obezite), kalp-damar hastalıkları, diyabet, kanser ve benzeri hastalıkların görülme riskinin azalmasında, ayrıca beslenme bozukluğu (malnütrisyon), vitamin-mineral yetersizliği ve benzeri beslenme ile ilgili sağlık sorunlarının en aza indirgenmesinde de büyük önem taşımaktadır. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), diyetin sağlığı belirleyen birçok faktör arasında en önemlilerinden biri olmakla birlikte, beslenme kurallarının kurulması işinin hiç de kolay bir iş olmadığını belirtmektedir. Bunda farklı nüfus gruplarının, farklı yaşam tarzlarına sahip olası ve farklı diyetlerinin bulunması etkili olduğu, ayrıca, sadece yenen yemek değil, hazırlama şekilleri ve tüketim kalıplarının/alışkanlıklarının beslenme durumunu etkilediği belirtilmektedir. Yakın zamanda, “optimal besin alımı” kavramı gelişmiştir ve hem bilim insanlarını hem benzer şekilde halk arasında yankı bulmuştur. Türk Dil Kurumu Sözlüğünde “en uygun” anlamında olan “Optimal”in ne olduğu sorusuna genellikle önerilen cevap; diyetin veya spesifik besinlerin geliştirilmiş fiziksel ve mental performans için veya daha uzun ve sağlıklı yaşam için temel oluşturduğudur. Bu kavram çok geniş kapsamlıdır. Tercih edilen yaklaşım spesifik bir besinin veya verilen gıdanın alınmasıyla ilişkili faaliyeti açık olarak tanımlamaya yöneliktir. Seçilmiş faaliyetin ölümle veya hastalığı önlemeyle ilişkili olması gerekir. Optimal beslenmede; “minumum (en alt düzeyde) hastalık riski, maksimum (en üst düzeyde) iyi hal/sağlık “dolayısıyla “maksimum sağlıklı yaşam” hedeflenmektedir. Epidemiyolojik ve klinik araştırmalardan sağlanan veriler diyetle ilintili kronik hastalıkların oluşumunda optimal beslenme ve yaşam biçiminin etkili olduğunu göstermektedir. Optimal beslenmek için; çeşitli besinleri tüketmek, boya uygun beden ağırlığını korumak, daha az yağ ve daha az doymuş yağ tüketmek, günlük kolesterol alımını azaltmak, diyette tam tahıl ürünleri, kuru baklagiller, sebze-meyve tüketimini artırıp, şeker tüketimini azaltmak, günlük tuz ve sodyum tüketiminde aşırıya kaçmamak, sıvı tüketimini artırmak, sigara içmemek, alkol tüketmemek, tüketiliyorsa miktarını azaltılmak, aktif yaşam şekli yaşam kalitesini artırdığı için fiziksel aktiviteyi artırmak gerekmektedir.

 

Optimal beslenme önerilerinde tavuk etinin önemli bir yeri vardır. 

 

Tavuk eti; besin öğeleri açısından değerlendirildiğinde genel olarak kırmızı etten daha düşük enerji sağladığı, daha düşük yağ, daha düşük doymuş yağ ve kolesterol içerdiği görülmektedir. Ayrıca tavuk etinin proteini iyi kaliteli protein kaynağı olarak nitelendirilir. Vitamin B2, niasin, vitamin B6 ve vitamin B12 bakımından da iyi bir kaynaktır.

Optimal beslenme, yaşamın her döneminde sağlığın temelini oluşturur. Beslenme bilimindeki son gelişmeler diyetin sadece optimal sağlığın oluşumu ve gelişiminde değil, dengesiz beslenmeye bağlı şişmanlık ve diyete bağlı kardiyovasküler hastalıklar, kanser, tip 2 diyabet, osteoporoz gibi kronik hastalık riskini azaltmada da potansiyel bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir. 

Günümüzde özellikle aterosklerozdan (damar sertliği) korunmak, gelişimini durdurmak, tıbbi ve cerrahi tedavinin etkinliğini artırmak ve hastalığın tekrarını önlemek için yağ, doymuş yağ, kolesterol tüketimini azaltmak, tam yağlı süt, yoğurt ve peynir ile kırmızı et ve ürünleri, derili tavuk eti ve sakatatları diyette sınırlamak, tam yağlı süt ürünleri yerine, yağı azaltılmış veya yağsız süt ürünlerini, yağlı etler yerine yağsız ya da yağı az olanları tercih etmek, bu nedenle özellikle kırmızı et yerine yağı ve doymuş yağı az derisiz tavuk, hindi etlerini ve her türlü balık eti tüketmek gerekir. Derisiz tavuk etini her yaş grubu önerilen düzeylerde tüketebilir. Tavuk eti; et, yumurta, kurubaklagiller grubu içerisinde değerlendirilmektedir. Bu grup için günlük tüketilmesi önerilen miktar yetişkin, genç, çocuklar için 2 porsiyon, gebe ve emzikli kadınlar için 3 porsiyondur. 

Sağlıklı Yemek Tabağı 

Sağlıklı beslenmenin en önemli gereklerinden biri de yeterince protein almaktır. Beslenme uzmanları protein kaynaklarının çeşitli olmasına özen gösterilmesini önermekte ve bu yönde, kümes hayvanları etleri, balık ve yumurtanın kırmızı etten daha sağlıklı olduğuna ve kümes hayvanlarının etindeki proteinin biyoyararlanım açısından daha yüksek değerlere sahip olduğuna dikkat çekmektedirler. Çeşitli kurumlar tarafında hazırlanmış olan Sağlıklı Yemek Tabağında sağlıklı protein tüketimine ayrıca işaret edilmektedir.

 

Şekil 1. Sağlıklı Yemek Tabağı

Bu kapsamda hazırlanmış olan şekillerde, Harvard Halk Sağlığı Okulu ve Harvard Tıp Okulu’nun ortaklaşa hazırladığı Sağlıklı Yemek Tabağında, tavuk eti sağlıklı protein kaynağı olarak tanımlanmaktadır. 


Sağlıklı Yemek Tabağında “Balık, kanatlı eti, fasülye, sert kabuklu meyvelerden (fındık, ceviz vb) tüketin. Kırmızı eti sınırlayın.” ifadesi yer almaktadır.